El-Bidaye fî Usûli’d-Dîn Adlı Eserin Değerlendirilmesi

 

El-Bidaye fî Usûli’d-Dîn  Adlı Eserin Değerlendirilmesi

Güvenç ŞENSOY

            Eserin müellifi Nureddin es-Sâbûnî’dir. Tam adı; Ebû Muhammed Ahmed b. Mahmûd b. Ebî Bekr el-Buhârî’dir (ö. 580/1184).  Nureddin es-Sâbûnî’nin nerede ve hangi tarihte doğduğuna dair herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Ancak kaynaklarda kendisinin devamlı olarak Buhârâ’ya nisbet edilişine ve hayatında herhangi bir irtihal kaydına rastlanmayışına bakılırsa onun Buhârâ’da doğup neşet ettiğini söylemek mümkündür.[1] Tabakât kitaplarında "İmam, Nûreddin, Nû­reddin el-İmâm, Şeyh el-İmâm" lakaplarıyla zikredilir. Fahreddin er-Râzî, Buhara'da ona Nûr es-Sâbûnî denildiğini kay­deder. Kendisine "sabun imal eden veya satan" anlamındaki Sâbûnî nisbesinin veriliş sebebi bilinmemek­tedir.[2]

Sâbûnî'nin ilmî şahsiyetinde Mâtürîdiyye doğrultusundaki kelâmcılık yönü ağır basar. Eserlerinde girift meseleleri ve tar­tışmaları sağlam ve anlaşılır bir dille an­latmış, Ebû Mansûr el-Mâtürîdî ve Ebü'l- Muîn en-Nesefl'nin görüşlerini genel an­lamda benimseyip temellendirmiş, Mâtürîdiyye'nin sistemli bir mezhep haline gelip yayılmasında önemli hizmetler ifa etmiştir. Kelâm ilminden başka sahalar­da eser verdiği bilinmemesine rağmen ki­taplarının bir kısmının fazlaca istinsah edil­mesi, bilhassa Teftâzânî, Beyâzîzâde Ah­med Efendi ve Râgıb Paşa (ondan da Ab- bas Mahmûd el-Akkâd) gibi âlimlerin kendi­sinden nakillerde bulunması Sâbûnî'nin hüsnü kabul gördüğüne işaret etmekte­dir.[3]

Nûreddîn es-Sâbûnî’nin Eserleri:

1- El- Müntekâ min ismeti’l-enbiyâ: Mukaddimesinde belirtildiğine göre eş-Şeyh Ebu’l-Hüseyin Muhammed b. Yahya el-Beşâğari’ye ait Keşfu’l-ğavâmid fî ahvâli’l-enbiyâ adlı kitabın muhtasarıdır.[4]

2- El-Kifâye fi’l-hidâye: el-Bidaye adlı kitabın aslını teşkil eden bu kitap hacim itibariyle onun dört misline yakındır. Ihtiva ettikleri bahisler hemen hemen aynıdır.[5]

3- El-Bidâye fî usuli’d-dîn: Kitabın ismi bazen Mulahhasu’l-kifâye fi’l-hidâye Muhtasaru’l-Hidâye veya Telhîsu’l-Kifâye olarak da anılır.[6]

Müellif, eserinin mukaddimesinde el-Kifâye adlı eserinin yazımını bitirdikten sonra bazı dostlarının kendisinden bu metnin ibarelerinin daha veciz ve ezberlenmesinin daha kolay olabileceği bir eser telif etmesini rica ettiklerinden bahseder. Bu yüzden bu eserini yazdığını söyledikten sonra şu konularla devam eder:

- Bilgi edinme yolları

- Alemin hudûsu ve Allah’ın varlığı

- Allah’ın yaratılmışlık belirtilerinden tenzihi

- Allah’ın sıfatları

- İsim ve Müsemma

- Allah’ın dengi ve benzeri olmadığı

- Kelam sıfatının ezelî oluşu

- Tekvîn ve Mükevven

- Allah’ın görülmesi

- İrade

- Peygamberlerin varlığının ispatı

- Aklî mucize

- Aklî, Hissî ve Haberî mucize

- Peygamberlerin Özellikleri

- Velîlerin kerametleri

- Devlet reisliği

- İstitâat

- Kulların fiillerinin yaratılması

- Tevlîdi red

- Güç yetmeyecek şeylerle ilgili sorumlu tutulmak

- Allah’ın iradesinin herşeye şâmil olması

- Aslah olanı yaratmanın Allah için vâcip olmadığı

- Rızık

- Ecel

- Kâzâ ve kader

- Hidâyete erdirmek ve saptırmak

- Büyük günah işleyenin durumu

- Şefaât meselesi

- İman ve İslam

- İmanın mahiyeti

- Mukallidin imanı

- Suâl ve kabir azâbı

- Cesedlerin haşrı

- Amel defteri

- Mîzân

- Sırât

- Cennet ve cehennem.

Eserin tahkikli neşri Bekir Topaloğlu tarafından yapılmıştır. Değerlendirme için kullandığımız eseri, bu tahkik olarak belirlemiş bulunuyoruz. Bekir Topaloğlu’nun, tercümesini de ilave etmiş olduğu bu çalışması 367 sayfadır. Arapça metnin kapladığı bölüm 93 saydadan oluşmaktadır. Geriye kalan kısımda Giriş, Müellif hakkında bilgi ve ıstılahlar kısmı yer almaktadır.[7]

Esere genel olarak bakıldığında, müellifin mukaddimede de belirttiği üzere anlaşılması zor olan meseleleri gayet basit bir şekilde ifade ettiği gözükmektedir. Kelâm ilminin mesâilinden genel olarak haberdar olmak isteyenler için istifade edilebilir bir kitaptır. Tartışmaların derinlemesine zikredilmediği açık olmakla beraber giriş kitabı olma açısından uygun bir kitap olduğu söylenebilir.

Eserin hacminin küçük olması bilgisi direkt olarak akâid kitabı olduğu çıkarımına sebep olabilmektedir ancak bu doğru değildir. Müellif aklî ve naklî delilleri kullanmak sûretiyle kelam metoduna bağlı kalmıştır.

Eserde, konu başlığı altında muhalif fırkaların görüşleri de zikredilerek eleştirilmektedir. Muhalif fırkaların görüşlerini, kendi görüşünü verdikten sonra zikretmiş ve bundan sonra da eleştirisine yer vermiştir.

Kitabın, İlahiyat Fakülteleri Sistematik Kelâm dersinde de okutulması tarihte olduğu gibi günümüzde de teveccühe mazhar olduğunu göstermektedir. Konuları genel olarak sunması bakımından istifadeye açık bir kitap olduğu zikredilmişti, işte bu özelliği onun diğer kitaplardan bir adım daha önde konumlandırmasını sağlamıştır. Kelâm İlmi’nin bütün meselelerinden haberdar olması amaçlanan öğrenci için en uygun kitaplardan biri olduğunun söylenmesi, tabirlerinin anlaşılmasının kolay olması bilgisiyle desteklenmektedir.



[1]Bekir Topaloğlu, “Giriş”, Nureddin es-Sâbûnî, Mâturîdiyye Akâidi, trc. Bekir Topaloğlu, Dımeşk 1979, s.19.

[2]Muhammed Aruçi, “Sâbûnî, Nureddin”, DİA, XXXV, 360.

[3]Aruçi, a.g.e, s.360.

[4]Topaloğlu, “Giriş”, s.27.

[5]Topaloğlu, “Giriş”, s.32.

[6]Topaloğlu, “Giriş”, s.34.

[7]Ayrıca kitabın nüshaları için bknz: Topaloğlu, “Giriş”, s.34.

Yorum Yaz